Yoga Feat. Tubimik

Yoga ile 2004 yılında tanıştım. 


Uzunca zaman zihinsel olarak beni rahatlattığını bir yan etki olarak tecrübe ettiğim ama ana teması fiziksel olan bir çeşit spor oldu benim için. 


Yıllar geçtikçe ilişkimiz karmaşık bir hâl aldı. Benim ondan kimi zaman nedeni bilmeden kaçtığım, kimi zaman gözüm dönmüş bir şekilde koşup, özlemle sarıldığım, kendimi uzak tuttuğum zamanlarımda hep ona kavuşmaktan bahsettiğim ama hep yanında kalmayı beceremediğim sevgilim oldu. 


Hayat en bilge ya, çırpınışlarımı gördükçe ve çözüm kapısını aralayamayışımı, kendi açtı kapıları önüme, insanları, yerleri, mucizevi buluşma noktalarını çıkarttı. 

Ve bir baktım ki en yakın arkadaşım, sevgilim, sırdaşım, aynam, kendimi becerebildiğimce en derinime dek araştırdığım yansımam olmuş bedenim. Yolculuğumda yanımda, uzağımda, teğetimde olan her câna bin şükran. 


Şimdi yine uykumun kaçtığı, içimde dönüp dolaşanlarla yüzleşmeye ihtiyaç duyduğum bu anda onun yani bedenimin bana yansıtacağı, ego perdesini şefkatle kaldıracağım ve umuyorum derinime bakmaya cesaret edeceğim o aynaya koşarken çok büyük bir sevgi ve şükran hissettim. Sonra kendimi bu satırları yazar buldum. Şükürler olsun ki bu hayatta hepimizin tekbaşınalığının gücünde de kendisine yansıtacağı bir aynası var, yoga onlardan sadece biri ve direkt beden ile, belkide en samimi olan ile bizleri temasa geçirme özelliğine sahip olduğu için de çok güçlü, çok samimi. Bilmiyorum kaçıncı kez ama şimdilik son kez 'şükürler olsun'.


08.12.15 | İstanbul 

1 görüntüleme
  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Twitter

Tüm hakları saklıdır. © 2011-2020 Tûba İmik Bütüncül Tasarım