Kasım Ayı Çin Astrolojisi Etkileri

En son güncellendiği tarih: 7 Ara 2020

(Podcast bölümünden yazıyı sesli dinleyebilirsiniz :))


Herkese merhaba. Çin takvimine göre Domuz ayı iki gün önce başladı. Çin takvimi doğanın döngülerini baz aldığından ayların başlangıç zamanları bizim kullandığımız takvime nazaran bazı farklılıklar gösteriyor.


Su elementinin aylık bazda da öne çıktığı sezona girmiş bulunuyoruz. 2020 etkilerinden bahsederken bu senenin oldukça güçlü bir su elementi senesi olduğundan söz etmiştim hatırlarsanız. Kasım ve Aralık aylarında yine su elementi öne çıkıyor olduğundan, senenin etkilerini büyütme olasılıkları mümkün görünüyor.


Ana başlıkların bazılarını hatırlayacak olursak; dönüşüm, hareketlilik, doğa olayları.


Altlarını açacak olursak;

Dönüşüm: Kolektif olarak sistemimizde artık çalışmayan ve güncelleme gerektiren pek çok alan var. Siyasal, ekonomik sistemler, eğitim, sağlık sistemleri, doğa ile ilişkimiz, güçlü yanlarımızı kendimize, çevremize, doğa ile ilişkimize nasıl yansıttığımız, kendimizi algılayış ve ilişki kurma şeklimiz, vb.

Hareketlilik: Çalışmayan sistemler, ‘aaa evet biz artık pek de işe yaramıyoruz ya hu’, deyip ortadan kaybolmuyor veya kendini güncellemiyor. Bu sistemlerin çalışmayan hâlinden beslenen pek çok alan, sektör, iş kolu, grup, birey var mesela. Bu da direnç demek. Ve bu dirence rağmen değişimi istemek, değişim için harekete geçmek kaosa sebep olabiliyor veya zaten çalışmayan sistemlerin kendisi kaosu yarattığından zorunlu olarak harekete geçmek gerekebiliyor. Bir şeyleri yıkmadan yerine yenisini inşa etmeyi öğrenme sürecinde olduğumuzu düşünüyorum kolektif olarak. (İnsalık tarihindeki değişimlerde yaşanan büyük yıkımlardan ve acılardan biraz olsun ders almış olduğumuzu varsayarak söylüyorum bunu.) Bu sebeple umuyorum dönüşüme gebe bu hareketlilik sürecini verimli bir şekile kullanmayı seçeriz. Hem bireysel, hem de kolektif olarak.

Doğa olayları: Su elementi sistemde sene başından beri çok güçlü, ateş ve toprak ise oldukça zayıf durumda. Bu da dengesizliğe kapı açıyor. Yaşamımızdaki karşılıkları ise deprem ve çeşitli şekillerde toprak hareketlilikleri, sel, hortum gibi olaylar. Doğanın bizimle derdi yok ancak bizim, bilimi, teknik yapabilirliklerimizi, geçmişten günümüze aktarılan bilgileri kullanarak önlemlerimizi almamız gerekiyor. Kendi mesleğimin de içinde yer aldığı inşaat sektörü içinse bunu altını kalın kalın çizerek kast ediyorum.


Bireysel olarak önümüzdeki iki ay bana öyle geliyor ki ciddiyetle şapkamızı önümüze koyup kendimize yukarıda saydığım ve daha geniş çaplı temalarda bakmak, analiz etmek ve harekete geçmek için oldukça iyi ve hatta bunun için çanların çaldığı bir zaman. Örneğin; hayatımda dengeli olan, bana ve bütüne katkı sunan yanlar ne, artık katkı yerine zarar veren veya keyif vermeyen yanlar ne? deyip ardından, keşfettiğimiz zarar verici veya artık keyif vermeyen yanları bırakmak veya dönüştürmek için bir yol haritası oluşturmak veya yol haritası çizebilmek için araştırma yapmak, bir şekilde eyleme geçmek önemli diye düşünüyorum. Aksi hâlde parçası olduğumuz muazzam sistem zaten bunu bizim adımıza yapacaktır. Ancak bu her zaman çok keyifli olmayabilir, örnekleri hepimizin hayatında vardır sanıyorum. İlahi Organizatör kül yutmuyor ve biz halı altına süpürsek de, ertelesek de o konular masanın ortasına sanatsal bir şekilde getiriliyor. Elimizi taşın altına koyup bireysel dönüşümümüz ve kendimizin şu an için olabilecek en iyi formuna doğru eyleme geçmek (zihinsel/bedensel/ruhsal ve pek çok düzlemde) oldukça önemli diye düşünüyorum. Biz bireyler olarak dönüştüğümüzde sistemler zaten dönüşüyor. Gözümüzü dışarıya dikmeden önce içimizde vakit geçirmek gerekiyor.


Bireysel doğum haritalarımız elbette farklı etkilere gebe olabilir ancak su elementinin bunca güçlü olduğu bir dönemde büyük kısmımızın ateş ve toprak elementlerinden destek alacağını düşünüyorum. Bununla ilgili daha önce de paylaşımlarda bulundum ancak, önemli bir konu olduğundan tekrar etmenin yaratacağım ekstra karbon ayak izine değeceğini umuyorum.


Ateş elementini desteklemek için: güneşte vakit geçirmek, kahkaha atmak, vücut ısısını arttıracak bedensel egzersizler yapmak, zorlamadan ama kardiyovasküler sistemi hareketlendirmek (nam-ı diğer kalp atışlarımızı biraz hızlandıracak egzersizler), biraz ter atmak, sıcak yiyecek ve içeceklere yönelmek, yiyecek ve içeceklerimizi mikrodalga/kettle/elektrikli ocak yerine ateşli ocaklarda pişirmek/ısıtmak, kuru meyve ve kuruyemiş (kavurarak) yemek, şömine/soba/mumlar vb. ateş kaynakları ile temasta olmak, mekânlarımızda sıcak renkte ışıklar kullanmak, doktorunuz da onaylıyor ise koenzimQ10 besin takviyesi almak, kırmızı ve tonlarındaki renkleri gerek mekânlarda, gerek kıyafetlerde kullanmak, sauna gibi kuru sıcak ortamlarda bulunmak.


Toprak elementini desteklemek için: toprak ile temas etmek (çıplak ayak toprağa basmak, seramik vb. çamurla yapılan eylemler), mevsimsel toprak altı gıdaları menülere eklemek (havuç, patates, pancar, kereviz, kuru soğan/sarımsak, yer elması vb.), sizi sakinleştirip merkeze getiren rutinleri programınıza eklemek (meditasyon, yoga, namaz, tai chi, örgü örmek, bulaşık yıkamak, yürüyüş yapmak, vb. sizin için bunun yolu her ne(ler) ise), doktorunuz da onaylıyorsa içeriği güvenilir bir antioksidan besin takviyesi almak, toprak renklerini ve kare formları mekânlarda ve giysilerde kullanmak.


Hep altını çiziyorum tekrar söylemiş olayım, bedenlerimiz muazzam araçlar, bizim için neyin hangi zamanda destekleyici olduğunu oldukça net hissediyor ve bize aktarıyorlar, bedenlerimize iyi davranmak, onları sağlıklı gıdalarla besleyip, fiziksel aktivitelerini desteklemek ve istediği/istemediği şeylere her alanda kulak vermek ve kulak vermekle kalmayıp cevap vermek bence oldukça önemli. Hâli hazırda sahip olduğunuz, bedeninize zarar veren alışkanlıklar var ise bunları dönüştürmek için harekete geçmek de bence bu dönem için oldukça önemli bir konu. Nitekim sigara içmeyi örnek olarak alacak olursak (bedeninizi duyun ve istediği şeyleri verin derken böylesi ona zarar verici alışkanlıkları kast etmediğim anlaşılıyordur sanırım :)), ateş elementi desteğine ihtiyacınız olduğunun farkında olmayıp bunu ucunda ateşi gördüğünüz sigara ile tatmin etmeye çalışıyor olabilirsiniz. Dolayısıyla yukarıda bahsettiğim ateş elementi destekleri bu ihtiyaca cevap verip, sizi sigara ile ilişkide daha özgür bir faza geçmek için destekleyebilir.


Şimdi geçeyim bu ayın dikkat çekmek istediğim günlerine. Bireysel doğum haritaları ışığında farklı günler de öne çıkacaktır fakat genel itibariyle; 10, 11, 22, 23 Kasım, 4, 5 Aralık tarihlerini mümkünse çok kritik veya önemli işler için kullanmaktan kaçınmakta fayda var. Zorlayıcı elementsel karşılaşmalar var ve daha sakin olmak iyi olur diye düşünüyorum. 16, 26 Kasım ve 6 Aralık için de yine mümkünse çok kritik planlar yapmamanın iyi olabileceğini belirtmek istiyorum.


Doğum tarihlerinde (yıl/ay/gün/saat) Yılan olan kişiler bu ay boyunca (7 Aralık’a kadar) üzerlerinde, yanlarında yakınlarında bir Kaplan sembolü taşırlarsa destekleyici olacaktır.


Yılan Saati 09-11, Yılan Ayı Mayıs, Yılan Yılları: 2013, 2001, 1989, 1977, 1965, 1953, 1941, 1929


Daha önce de paylaştım ama tekrar etmek iyi olacak diye düşünüyorum. Doğum tarihlerinde At olanlar 2021 Şubat ayına kadar üzerilerinde Öküz sembolünü taşıyarak senenin su elementi ile haritalarındaki ateş elementinin zorlayıcı etkilerini rahatlatabilirler.


At Saat 11-13, At Ayı Haziran, At Yılları: 2014, 2002, 1990, 1978, 1966, 1954, 1942, 1930


Güzel bir etki ile bu paylaşımı sonlandırayım isterim. Doğum yılı 6 ve 7 ile bitenlere bu ay boyunca destekleyici bir etki eşlik ediyor olacak. İşleriniz daha kolaylıkla akarken, zorluklar, destekle, daha yumuşak bir şekilde sizden uzaklaşacak olabilir. (Olabilir diyorum çünkü haritayı bütünsel olarak incelemek elbette en kapsamlı yaklaşıma kapı açıyor.) Bu destekleyici etkinin tadını doya sıya çıkartın dilerim.


Katkısı olsun.

#tubaimikbütüncültasarım

#tubaimikholisticdesign

#fengshui

#fengshuidanışmanı

#fengshuidanışmanlığı

inastrolojisi #tasarımcı #designer #mimar #architect #holisticdesign

#sağlık #denge #uyum #mutluluk #happiness #kasımayı

©Tuba İmik Saka 2020

Bu yazı ve yazıya ait görselin tamamı ya da parçalarının kopyalanması, kaynak göstermeksizin ve izinsiz paylaşılması, yazar isminin değiştirilmesi Telif Hakları Kanunu hükümlerince yasaktır. Aksi durumlarda yasal işlem uygulanır.